2 Aralık 2010 Perşembe

Geçmiş..

   Hani şu koşulsuz şartsız yargılama güdümüz var ya bizim:bayılıyorum hatta hatta hasta oluyorum ben buna.O kadar iflah olmaz nankör yaratıklarız ki bırak birbirimizi anlamak için dinlemeyi,gözlerimizde ki asıl üzüntünün sebebi olan geçmişi sormayı bile tenezzül edemez olmuşuz.Sen benim karşıma geçip senin geçmişin beni ilgilendirmiyor,artık şu ana bakalım dersen bana küfretmiş olursun arkadaş..Ben bugün bu haldeysem,bu tavırlarda isem bunun en sağlam sebebidir geçmiş.Bunca tecrübe bunca yaşanmışlık olmasa zaten hepimiz halen hayata toz pembe bakardık,saçma! Polyanna cılık yapmaya devam ederdik(ki zaman zaman ediyoruz).Hepimizin akılları karışık,teori ile pratik kavgalarımız alt üst etmekte zaten git gide ufalan beyinlerimizi..
    Bana kalsa ben mükemmelim..Ki mükemmelliğin göreceli olduğunu bildiğim halde.Bunu yazarken bile hadi oradan ulan nasıl bir mükemmellikten bahsediyorsun diye soruyorum kendime..Kendime çok fazla soru sorar oldum,neydi nasıldı...Sonuca ulaşamamak asıl çıldırtan beni..Evet iyiyim,mükemmel hissediyorum.Uyanır uyanmaz  önce bir aynada kendime bakıyorum,gözlerimin derinliklerine,sanırım gün içinde sadece o sırada üzülüyorum,ya da ya da hayır doğru cümle GERÇEĞİ görüyorum olacaktı.Görüyorum da içimden de hiçbir şey yapmak gelmiyor açıkçası.Gelmeyecek de desem tam bir öz güven patlaması yaşardım sanırım.(bu arada diyemedim).Birden fazla ruh hali yaşamak iyidir,kesinlikle en güzelidir.De bu ruh hallerini ben insanların yanında da yaşıyorum tabii de evime geldiğimde o 4 duvar arasında,çok fazla oluyorum.Kendimi taşıyamıyorum.O kadar parçaya bölünmüşüm ki ve her biri de kendince bir o kadar haklı ki..Tam bir savaş kesinlik bu savaş veriyorum kendimle..Saçma ayrılıklar sonrası dağıtma sendromları sanırım kendimi göz önüne aldığımda aklıma gelen cümle..Bazen konuşmakta güçlük çeker oluyorum,o kadar ukala,o kadar çekilmez bir adamım ki ki bunu bile bile şu kelimeleri göz önümde gördüğümde halen içimde bir gıdım neden böyle oldu Olgu? gibi bir sual yükselmiyor..Bu yaşanmışlıklar,bu olaylar,bu insanlar,bu geçmiş sanırım beni kaşarlandırdı.Duygu kaşarlanması koydum adını da.
     Bu yüzdendir ki geçmişini sev,onla sürekli konuş;yaptıklarını,yaşadıklarını getir sürekli göz önüne..Otur empatiyi öğren,tekrar tekrar aynı anı düşün.Bu kötü gidişatın sebebini bulmak istiyordum ya?

Evet evet

Evet bazen sölediklerimin neredeyse tamamını yapmıyorum,evet bazen 5 saniye önce yaptığımı unutup şaçma sapan etrafa bakıyorum,evet evet geceleri uyumaktan yanlız uyumaktan çok korkuyorum,evet dalıp dalıp uzakalara gidiyorum,evet bunlar bazen 5 dakika bile sürmezken tekrar zauhahha vb şekilde gülmeye devam ediyorum,evet kurduğum 5 cümleden 4 ünde insaları aşağılarken kendimi asağılıyorum,evet hatta her seferinde kendimi okadar çok fazla kişinin yerine koyuyorum ki her defasında kendimi görüp elimden ne kadar geliyorsa küçük düşürüyorum,evet evet anlıcağın hala kendimi mükemmel sanıyorum,evet evet bir yandan da hastayım sanıyorum,evet evet sonra kendimi gazlayıp şaçmalama bu çok normal diyip gene kandırıyorum,evet evet hala seviyorum,her sabah farklı uyanıyorum evet bir sabah kahve içerek bazı sabahlar sabah olmadığını düşünerek,evet evet hem geceden korkarken hem de sabahın olmamasını istiyorum ,evet evet çünkü sabah olunca geceyle,gece olunca da sabah işim bitmiş oluyor,evet evet bazen herkese yavşamak herkesi elde etmek istiyorum ama okadar ucuz ve kolay olunca hiç bişey hissetmiyorum,evet evet her ne kadar zor olunca da o uğraş zevk vermiyor değil evet evet ama sonuç yine aynı ucuzlukta oluyor evet evet bu aralar kendimi hayal kahvesinde bir grup kurmuş keman çalarken görüyorum kendimi evet evet hem solistlik yapıyorum hem de keman çalıyorum evet evet hep aynı şarkıyı aynı nakaratı söylüyorum evet evet böyle ayrılık olmaz..ne zaman yeni bir insanla tanışsam ne zaman gözlerinin içine baksam ne istediğini ne olsun istediğini neden hoşlandığını neyi sevmediğini tahmin ediyorum evet evet bunu yapıyorum,bir yerde otururken ahmetin mehmete selam verirken ki yüzündeki mecburiyeti görüyorum evet evet yan masam da sebebini bile unutmuş kavga eden çiftleri dinliyorum olaya dahil oluyorum evet evet orda kendimi yaşatıyorum,evet evet seninle buluşmaya giderken bana sorucağın soruları düşünüyorum ne cevap versem ki diyorum evet evet kendimin gerçek dünya sikinde olmayan ruh halimle mi gitsem yoksa içten içe ağlamaktan durma kavramını yitirmiş yüzümümü göstersem evet evet acı çekiyorum evet evet çok da zevk alıyorum evet evet uyurken ellerimi saçlarında gezdiriyorum evet evet bunu çok ama çok seviyorum evet evet 1-2 gün sensiz yapabiliyorum ama 3. günün safağı sökerken damarlarımdan kendimi akıtıyorum evet bunu yapıyorum,her tuvalete gittiğimde(klozete oturduğum zaman aynada kendimi görebiliyorum) kendimi görmekte zorluk çekiyorum evet evet hiç birzaman üst üste aynı kişi olmuyorum evet evet konuşuyorum bankada sıra numarasını okuma yazma bilmediği için can çekişen adama da ben yardım ediyorum,bana zaafı olan kıza da elimden geldiğince acı çektiriyorum, evet evet okadar küçük bir insanım ki senden yediğim her tokatı bir başkasına yumruk olarak şekillendiriyorum,evet evet senin gibi konuşuyorum bunun farkında olupta bunu değiştirmek için 5 dakka uğraşırken kalması için ne kadar çok öle konuşursam solumu döndüğümde o şive ile orda sen olucaksın biliyorum bunun ne kadar paranoyakça olduğunu bildiğim halde evet bunu yapıyorum..Senin anlıcağın evet evet,sen olunca evet evet'im..